Hayatta desteğine en çok ihtiyacım olan tek yerden hiçbir destek göremiyorum. Bu sefer gerçekten tek başımayım. Yeni geldi aydınlanması. Her ne olursa olsun o rüveydayı görmek benim hakkım.
5 Haziran 2021 Cumartesi
24 Mart 2021 Çarşamba
Zamanla çok şeyler değişir ama beni başkasıyla bir tutamazsın
Zaman birçok şeyi değiştirdi. çok şey götürdü. çok şey getirdi. demek isterdim ama diyemem. zaman bir fırtınaya sebep oldu. zaman beni bir hortumun içine aldı. dışarı çıktığımda devrim olmuştu. akla hayale sığmayacak şeyler.
ama baş ettim.
sağ salim çıkabildiğim bu fırtınanın içinde vadinin güzellikleriyle karşılaştım. göğün maviliği, içimin yeşilliğiyle birleşti. sonunda güneşin tenimi gıdıklayan sıcaklığıyla içimdeki özü fark ettim. canı fark ettim.
nefes alıp vermeyi yine en baştan, sıfırdan öğrendim. yutkunmayı da öyle. şimdi önümde son bir yokuş var onu da geçtim mi, arkası bağ bahçe.
ben gerçekten kendimle gurur duyuyorum ki bu bir insanın nirvanasıdır zannımca. o enkazdan sağ salim çıktım ya, devrilmem demiyorum asla ama deviremezler.
ben ki zaten tek bir cümleyle o eterik bağın hissinden kurtulmuşum, daha nolsun. daha yirmi iki yasimdayim, minnacık. gerekirse tüm hatalarımdan döner yine en baştan inşa ederim kendimi. bir kere yaptım. bir daha yaparım. artık biliyorum. çoğu zaman bilmekten de öte için için hissediyorum. yaşadım çünkü.
şimdi ne olursa olsun tünelin sonunda yolumun çıkacağı bir şehir, bir insan var. elimde sigaramla artık özgürüm diye çığlıklar atarken gözleri parlayarak bana bakacak biri var. birileri de var. bu değer. her şeye.
yaraları kaşımayınca hakketen de iyileşiyormuş, vay anasını. durup bir nefes alıp karar verince hatalar tercihlere dönüşebiliyormuş.
şimdi kendimden başka hiçbir şey gündemimde değil. yol benimdir, yürürüm. elimi tutandır, bırakmam.
ben neyin ne olduğunu milattan öncesinden gördüm.
14 Şubat 2021 Pazar
Zaman asla affetmez ve sana bundan bahsetmez
Dünden beri hatta yaklaşık bir buçuk aydır yazmayı düşündüğüm, başına oturamadığım, oturmaktan kaçtığım yere geldik. bir şeyleri yazmaya ihtiyacım olduğunu, içimi dökmem gerektiğini zihnimde her şeyi not tutmaya başladığımı fark ettiğimde anlıyorum.
Dikkat, dikkat bu bir iç dökmedir:
İşin kötüsü yazmak için oturduğumda asla yazamıyorum. on beş yaşımı çok özlüyorum bazen. önünü ardını düşünmeden içindeki her şeyi dökebildiği için.
Bundan kötüsü gelemez başımıza dediğim noktayı geçeli epey olmuş. her şey olmasını istediğim yerden kilometrelerce uzakta ama her şey tam da olması gerektiği gibi. buna da şükür.
Sağ bileğim hala daha ağrıyor. sol elimin üzeri hala kaşınıyor. ben bu ellerle nereye gideyim neyi iyileştireyim diye düşünürken cevabı kendimde buldum. kendimi. kafeinsiz kahve içmekle başladım kendimi iyileştirmeye ne enteresan. insan ne enteresan. her seferinde hayret ediyorum. olama bitene, gelene gidene, geçene dönene. hayret ediyorsam yaşıyorumdur. uykumla inatlaşmıyorum artık, varsa vardır yoksa yoktur. gelirse uyuruz gelmezse doğaçlarız hayatı. sigarayı epey azalttım yarın öbür gün bırakırım, yakındır. kendime garip rutinler koydum. her gün az çok devam ediyorum. geleceğim için çalışıyorum, çabalıyorum. hayatın düzene girmesi buysa, evet, her şey yolunda.
İnsanın yaşadıklarını hatta tüm hayatını birine yalansız, saklamadan, gizlemeden, açık, şeffaf, sade, yalın anlatması kadar ferah bir his yokmuş dünya üzerinde. anlatınca hafiflermiş gerçekten. zehrini akıtınca insan rahatlarmış. şimdiye kadar bir yapbozun parçaları gibi herkese dağıtıp tek tek, parça parça anlattığım hikayemi ilk defa birine tam ve eksiksiz olarak, olduğu haliyle anlattım. oh be dedim, oh be dünya varmış. dunya aydinlikmis hakkaten, kumru hakliymis. ve o biri beni hiç yanıltmadı mesela. hiç gücendirmedi, hiç yargılamadı. sadece tüm sevgisiyle, şefkat ve merhametiyle sardı sarmaladı. dunya aydinlikmis, isiklarimizi bile isteye kapatmislar. dünyanın bi de aydınlık yüzü varmış. ne kadar şükretsem azdır.
Kısır döngülerle, tekrarlayan sorunlarla o kadar çok savaştım ki. aynı huylu farklı insanlarla. farklı kişilerle aynı olaylarla o kadar sınandım ki. sınana sınana sonuna geldim dediğim yerde bi daha sınadı hayat. bi daha bi daha. ta ki ben öğrenene kadar. ama artık öğrendim biliyorum. öğrenmek, bilmek, büyümek acı dolu sanırdım, hiç öyle değilmiş. ben direndiğim için zor geliyormuş. tüm bunlar faydasız da olmadı diyemem kazara çok güçlü ve güzel bir kız oldum. içim umut dolu. cephanemi topladım. şimdi tekrar devam edebilirim. bu sefer daha güçlü, bu sefer daha bilgece. yaraştığınca.
Geçen gün kendi kendime elimdeki bir yarayı kaşırken dedim ki "kaşımazsan iyileşir".
Hayat da böyle, kaşımazsan iyileşir.
umuttur'
Kaydol:
Yorumlar (Atom)